Tekrardan merhabalar.
Bildiğiniz üzere sizlere kendi ilgilendiğim konular üzerinde araştırmalar yapıp, bunları detaylı bir şekilde yazı olarak aktarıyorum. Şimdiki konumuz ise 'İklim Değişikliği' ve Türkiye üzerindeki etkisi.
Öncelikle;
Bu yazıda sizlere,
Türkiye'nin değişen toprak yapısını,
Türkiye'nin değişen deniz yapısını,
Türkiye'nin değişen hava yapısını ve,
Türkiye'nin yeni geçtiği iklim yapısından bahsedeceğim.
1 - Türkiye'nin değişen toprak yapısı.
Bildiğiniz üzere Türkiye son dönemlerde toprak yapısının değişmesi sonucunda çoğunluk olarak,
tarım yapılamaz ve bitki yetişemez bir hale geldi. Aslında bunun bir çok nedeni mevcut yani işin kısası bunu sadece tek bir nedene bağlayamayız. Türkiye'de tarım için uygulanan yanlış sulama metotları
hem su kaynaklarının azalmasına, hem de toprağın normalinden fazla sulanmasından kaynaklı toprağın verimsizleşmesi bu duruma verilebilecek ilk örnek olabilir. Toprağı kullanmayı bilememek, topraktaki bir sürü değeri kaybetmemize neden oldu.
Toprak için yapılan yanlışlar.
Toprağın Çölleşmesi Sebepleri:
Yanlış yerlere yapılan barajlar, yanlış yapılan sulama ve tarım, yanlış yerlere yapılan sanayileşme veya konutlaşma, yanlış ağaç kesimi ve yanlış yerlere açılan su kuyuları ile toprak verimsizleşti. Verimsizleşen toprağa karşı hiçbir önlem alınamaması nedeni ile toprak kumlaşmaya başladı. Kumlaşma sonucu toprak kullanılamaz hale geldi ve bu da erozyonu beraberinde getirdi. Erozyon da toprağın kalan son demlerini de bitirince toprak yerini çöle bıraktı. Çöle dönen toprak oraya akan sağ kalmış tüm dereleri ve nehirleri de yok etti. Çünkü nehirler ve dereler boşa akıyordu. Tüm bunların sonucu olarak ta kullanılamaz bir arazi ortaya kaldı.
SONUÇLARI:
Sonuç olarak toprak kumlaştığı için, özellikle iç kesimlerde 'Kırkikindi' yağışları olarak bilinen Mayıs ortası gibi başlayıp, Haziran sonuna kadar yağan bölgesel yağışlar şiddetini arttırdı. Çünkü bu yağışlar ısınan topraktan beslenirler. Toprak çölleştiği zaman daha çok ısınır o zamanda oluşan Kümülonimbuslar daha yoğun olur. Çünkü Kümülonimbus (CB) olarak tabir edilen ve genellikle şiddetli dolu, rüzgar, şimşek ve yıldırım üreten bu bulutlar ısınan havanın yükselmesi ile oluşur. Çölleşme olunca ısınan hava artar bu da Kümülonimbusların daha şiddetli yağışlar veya oraj fırtınaları oluşturmasına sebep olur. Çoğunlukla da bu yağışlar 'downburst' veya diğer adıyla 'microburst' olarak düşer. Ayrıca toprak çölleştiği için 1 yıl içinde düşen yağış miktarı düşer ve yağışlar sadece Nisan ve Eylül aylarında görülmeye başlar. Bunun sonucunda ise çölleşen topraklar kabaca 'Tropikal İklim' e geçiş sağlar. Ayrıca toprak kumlaştığı için düşen yağışlar şiddetli kum fırtınalarına yol açar. Yani dökülen yağış rüzgarla birlikte kumu kaldırır bu olaya ingilizce de HABOOB denmektedir.
![]() |
| Bir HABOOB örneği. Buluttan dökülen yağış kuru toprak ile buluşunca ortaya çıkan kum fırtınasının yüksekten görünümü. Fotoğraf: weather.com |
TÜRKİYE'DEN KUM FIRTINASI ÖRNEKLERİ
![]() |
| 29.09.2020 Konya kum fırtınası Fotoğraf: Kuzeyegehaber.com |
![]() |
| 29.09.2020 Konya kum fırtınası örneği Fotoğraf: Kuzeyegehaber.com |
![]() |
| 12.09.2020 Ankara'da oluşan kum fırtınası Fotoğraf: Birgün.net |
![]() |
| 12.09.2020 Ankara kum fırtınası Fotoğraf: Ntv.com |
![]() |
| 21.05.2020 Mardin - Urfa Hattı kum fırtınası Fotoğraf: Özgürmanşet.net |
![]() |
| 12.09.2020 Eskişehir kum fırtınası Fotoğraf: Haberler.com |
Türkiye de Tropikal İklim'e kayma olduğu yerler.

Tropikal İklime doğru kayan yerler beyaz renk
ile gösterilmiştir.
Fotoğraf: Canlımobese.com
Çizim bana aittir.

ile gösterilmiştir.
Fotoğraf: Canlımobese.com
Çizim bana aittir.
2 - Türkiye'nin Değişen Deniz Yapısı
Bildiğimiz üzere dünyanın tamamını etkileyen 'Küresel Isınma' bizim ülkemizi de etkiliyor. Küresel ısınmadan ise en çok denizlerimiz etkileniyor. Küresel ısınma yüzünden denizlerimizin sıcaklığı normallerden daha yüksek, kışlar ise daha yumuşak geçiyor çünkü sıcaklıklar artıyor. Deniz suyunun ısınması burada anahtar cümle. Çünkü denizin ısınması tüm iklimi ve deniz canlılarını her şeyi etkiliyor. Denizin ısınması demek hem iklimin hem de balıkların değişmesi anlamına geliyor. Burada bizim yamamız gereken tek şey denizlerimizi kirletmemek, fabrikalara ve arıtmalara filtre takmak, fosil yakıtlardan kaçmak ve çöpleri doğaya atmamaktan geçiyor. Bu anlatılanlar çok anlamsız gelebilir sonuçta bir kişi denize çöp atmasa ne olur diyebilirsiniz ama tüm Türkiye çöp atmazsa o vakit çok şey değişir. Önemli olan toplumun doğru hareket etmesi ve doğaya karşı öfkeli olamaması kısaca herkesin 'devlet yetkilileri dahil' doğaya saygılı davranması şarttır. Şu anda denizlerimiz kir içinde, sanayiden kimyasal atıklar nehirler yolu ile denizlerimize akıyor ve denizimizi bitiriyor.Deniz için yapılan yanlışlar.
Denizin Değişmesinin Sebebi:
Bütün kirli nehirlerin ve derelerin denize akması, çıkan hafriyat veya bazı atıkların direk denize dökülmesi, denize arıtılmadan verilen kanalizasyonlar, denize atılan yığın çöpler, yanlış mevsimde yapılan balıkçılık, gemi veya teknelere filtre takılmaması, denizin içinde bulunan önemli organizmaların veya canlıların avlanması, denizin akıntısını bozacak şekilde su yolları açmak, denize akan önemli su yollarını kapatmak, denizin çevresindeki önemli habitatları yok etmek denizin değişmesine sebep olur.
SONUÇLARI:
Denizin değişmesi Tüm Türkiye'yi etkilemektedir. Dolayısı ile denizin değişmesi denizin normalden çok soğuk veya çok sıcak olabilmesini sağlamaktadır. Deniz normalden çok soğuk olur ise düşen yağışlar genel olarak çok hafif ve verimsiz yağışlar olur. Bunun sonucunda ise yağışlardan verim alınamaz. Denizin sıcaklığı normalden çok yüksek olur ise bu seferde özellikle Türkiye de Balkanlardan gelecek herhan gibi bir alçak basınçta oluşan yağışlar çok şiddetli olabilir bunun sonucunda da, hortum, dolu, sel ve yoğun şimşek yıldırım aktivitesi meydana gelebilir. Ayrıca denizin üstünde oluşan Kümülonimbuslar bir araya gelerek Medicane yani Akdeniz Kasırgası meydana getirebilir. Bunun sonucu olarak ta büyük maddi hasar oluşur.
Denizin rengi değişebilir dolayısı ile istenmeyen organizmalar denizde oluşabilir bunun sonucu olarak ta düşen yağışların kalitesi azalabilir, denizin içindeki balıklar çok artabilir veya azalabilir bunun sonucu olarak ta şiddetli bir fırtına sonrasında gökten balık yağabilir veya balıklar çok azaldığı için hiç görülmeyen farklı deniz canlıları türeyebilir.
![]() |
| 18.09.2020 Yunanistan üzerinde oluşmuş Medicane uydu görüntüsü Fotoğraf: Nytimes.com |
![]() |
| 30.09.2018 Yunanistan üstünde dönen Medicane oluşumu Fotoğraf: Severeweather.eu |
![]() |
| 11.05.2021 Karadeniz'in kuzey doğu tarafında oluşmuş bir Siklon Fotoğraf: Nesdis.noaa.gov |
![]() | ||
18.06.2021 Karadeniz üstünde oluşan Siklon Fotoğraf: Nesdis.noaa.gov
|
Denizin İklime Etkisi:
Deniz suyu sıcaklığının artması veya azalması, en çok iklimi etkiler. Buradaki mevzu iklim denize değil, deniz iklime etki eder. Dolayısı ile denizin sıcaklığı hava olaylarında ve uzun vadede çok önemlidir.
Akdeniz İKLİMİ 'öncesi ve sonrası'
Akdeniz ikliminin kısa ve öz tanımına baktığımız zaman,
Akdeniz iklimi, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen iklim türüdür. Yaz sıcaklığı güneş ışınlarının düşme açısına, kuraklık ise alçalıcı hava hareketlerine bağlıdır. En sıcak ay ortalaması 28-30 °C , en soğuk ay ortalaması 8-10 °C dir. Yıllık ortalama 18 °C dir.
Bilgisi ile karşılaşıyoruz. Kaynak: Wikipedia
Ama artık değişen deniz suyu sıcaklığı ve Küresel Isınma ile hava artık eskisi gibi değil.
Akdeniz İkliminin artık etki alanı daraldı. Eskiden Akdeniz İklimi Türkiye'de neredeyse bütün şehirlerde (Karadeniz ve İç kesimler hariç) görülürdü. Ama deniz değişince iklim de değişti ve bunun sonucu olarak ta Akdeniz İklimi eskisi gibi Kışlar ılık ve yağışlı, yazlar ise kurak ve sıcak şeklinde geçmiyor.
Akdeniz İkliminde artık yağışlar eskisi gibi Eylül ayında başlayıp, Mayıs ayında bitmiyor. Artık bu iklim türünde yağışlar Ekim ayında hafif ve konveksiyonel yani bölgesel olarak başlayıp, Aralık ayından itibaren cephesel sistemli yani en az 100km uzunluğa sahip fırtına hatları ile devam ediyor. Bu cephesel yağışlar Şubat ayına kadar sürüyor ve artık bu iklim en çok yağışı Aralık, Ocak ve Şubat aylarında alıyor ve bu yağışların %70'i cephesel oluyor. Mart ayından itibaren ise yağışlar tekrardan konveksiyonel yani bölgesel hale dönüyor ve bu yağışlar Nisan sonu ile Mayıs başına kadar devam ediyor. Artık bu iklimde yazın yağış görmek mucize. Ama değişen iklim yüzünden artık Kuzey Egede yazın da gök gürültülü yağışlar görülmeye başladı.
Gördüğünüz üzere Akdeniz İklimi yıllar içinde böyle bir değişim geçirdi. Eskiden yaklaşık olarak 6.5 - 7 ay kadar yağış yerler artık 5 ay kadar net yağış alıyor ve bu yağışların şiddeti eski yıllara göre katlarca daha yüksek oluyor. Bunun sonucunda da artık bu bölgelerde kışın, Hortum, Dolu, Sel veya Süper Hücre fırtınaları normal hale geldi aynı şekilde mavi ile gösterilmiş yerlerde özellikle yazın Süper Hücre ağırlıklı fırtınalar oluşmaya başladı.
Karadeniz İKLİMİ 'öncesi ve sonrası'
Karadeniz İkliminin öz tanımına baktığımız vakit karşılaştığımız sonuç tam olarak şu şekilde oluyor.
Karadeniz iklimi, asıl olarak Kuzey Anadolu Dağları'nın Karadeniz'e bakan yamaçlarında görülür. Ülkemizin kuzeyinde yer alan Karadeniz kıyılarında görülen bu iklim, her mevsim yağışlı, denizel termik özellikler gösteren ılıman karakterli bir iklim tipidir. Kaynak: Wikipedia
Karadeniz İklimine baktığımız vakit şunu görüyoruz ki Karadeniz İklimi için yapılan tüm tanımlarda 'Yağış boldur (ortalama 842,6 mm), her mevsim yağışlıdır ve kurak dönem yoktur. Doğu Karadeniz'de en fazla yağış sonbaharda, en az yağış ilkbaharda düşer. Yıllık yağış miktarı ortalama 1590 mm iken, 831 mm 2244 mm arasında değişir. Batı Karadeniz'de en fazla yağış sonbaharda, en az yağış ilkbaharda düşer'. Kaynak: Wikipedia
Artık Karadeniz İkliminin de etki alanı giderek daralmış durumda.
Eskiden Karadeniz İkliminde Tüm Karadenize bakan yerler, dağ taş fark etmez bu iklime sahipti. Ama son zamanlarda değişen iklim yüzünden artık sadece Karadeniz İkliminden sahil bölgeleri faydalanıyor. Dağlar ise Karasal İklime geçiş sağladı. Artık Karadenizin yüksek kesimlerinde kışın hava çok soğuk ve hep kar yağışlı, sahil kesimlerinde ise kışın hava hep ılık çok soğuk değil ve hava genellikle yağışlı. Yazın ise karadenizin hem yüksek hem de alçak kesimleri aynı kaderi paylaşıyor. Yazın 2 bölgede konveksiyonel yağışların etkisinde.
3 - Türkiye'nin Değişen Hava Yapısı
Artık Türkiye'de değişen iklimden kaynaklı Hortum, Sel, Fırtına, Dolu ve Kum Fırtınası gibi hadiseler normal hale gelmiştir ve bu tarz doğa olayları artık bu coğrafyanın kaderi olmuştur. Kışın özellikle Akdeniz İklimini yaşayan bölgelerde Süper Hücre yağışları, şiddetli fırtınalar, sel, dolu ve hortum gibi hadiseler artık her sene katlanarak artacaktır. İç Kesimlerde ise özellikle İlkbahar sonu, Yaz ve Sonbahar başı gibi bu saydığım hava olayları yaşanmaya devam edecektir.
EK NOT
Bodrum çevresinde oluşan Hortum sayısı grafiği. Kaynak: Severeweather.eu
2007-2008 = 0
2008-2009 = 0
2009-2010 = 2
2010-2011 = 1
2011-2012 = 5
2012-2013 = 7
2013-2014 = 3
2014-2015 = 22
2015-2016 =14
2016-2017 = 12
2017-2018 = 28
2018-2019 = 11
2019-2020 = 17
2020-2021 = 22
4 - YENİ İKLİM. . .
Türkiye'nin artık iç kesimlerde iklimi Tropikal İklime doğru kaymaktadır, Akdeniz İkliminin etki alanı azalmakta ama etkisi artmaktadır.
SAYGILARIMLA
Kopyalanamaz.
3.07.2021 Berkalp Turper














