Ana içeriğe atla

Yeni Yıl

Yeni yıl olalı 6 gün geçmiş, bir hafta daha bitmişti. En son 6 ay önce yazı yazmış, devamını getirmemiştim şimdi tekrar devam.

Uzun zaman sonra tekrardan konusuz bir yazı yazıyordum. En son 2020'de yazmıştım. Kulaklığım kopukluk yapıyordu bunu yazarken. Daha almamın üstünden 1.5 sene geçmişti. Malum ekonomik kriz her şey kolay alınmıyor bu devirde. Sınavlar bitmiş sayılır, yarıyıl tatiline az kalmıştı. Düşünmeye engel olan her şey var işin kısası. Yeni yıla ilk defa ne fazla heyecanla ne de az reaksiyonla girmiştim. Sanki yeni yıl değil her zaman olan bir şeymiş gibi. Özellikle son 1 senedir her ne kadar enerji mevzularını sevmesem de benim haricimde bir enerji düşüklüğü var ve bu bana bağlı bir durum değil. Zaman geçtikçe anlıyorum bu devrin insanı olmadığımı. Vakit geçtikçe her geçen gün daha çok sıradanlaşıyor gibi. Çevremle her gün etkileşim halindeyim. Dostlarım, yakınlarım, arkadaşlarım, takipte bulunduğum çevre ve hepsiyle konuştuğumda aynı durum söz konusu. Bir şeyler eksik ama ne olduğu belli değil. Bunu sisteme bakınca her noktada görmek mümkün. İnstagram gönderileri, saçma ötesi Tik Tok paylaşımları, Eskilerin takıldığı Facebook hepsinde ''2017 - 18- 19 ne güzel yıllardı 2020 den sonra ne olduysa oldu''. Bir şeyler değişti çünkü sistem, yeni gelen nesil, insanlar, hayvanlar, yemekler, hayatlar, ilişkiler. Konu sadece hereksin eve kapanmasından  sonra da açılmasından ibaret değil çünkü. Dünya nüfusunun en fazla olduğu bu dönemde en çok asosyalliği biz yaşıyoruz sizce de çok normal dimi?

İşin özüne dönmemiz gerekirse 16 yaşıma girmemden hemen önce şunu çok net söylemem gerekir ki hayata çok erken başladım yani işin kısası yaşıtlarım ben 13 yaşımda iken tüm gün Brawl Stars, Pubg oynarken ben hayatın oyunlardan ibaret olmadığını bu tarz şeylerle geçinip ben bundan para kazanırım demenin de kendini kandırmak olduğunu anladım. 18 yaşıma gelince birey olunca para kazanmanın, iş bulmanın, yuva kurmanın ne kadar zor olduğunu anladım ve kendi çapımda çalışmaya ve kendimi geliştirmeye başladım. Hepimizin eve kapanması benim açımdan kendimi bulmamı sağladı. Hayatın ne olduğunu sorgulamaya başladım. Çok düşündüm, sabahlara kadar, şafak vaktine kadar. Düşünmekten yoruldum, yeri geldi çok pozitif oldum, yeri geldi çok karamsar ama bir şeyleri anladım. İlham aldım. Çevremden, gördüklerimden ve en önemlisi zamandan. Bize verilmiş 1.5 sene boş beleş zamandan. Ürettim, çalıştım, çabaladım ve keşfettim. Sistemin büyük bir kandırmaca olduğunu. Okulun aslında öneminin ne kadar az olduğunun, çevremizde bize dayatılan hayat standartlarının ne kadar lüzumsuz olduğunu anladım. Hayatın okuldan ibaret olmadığını, hocaların her şeyi bilmediklerini, sadece görünenle yetinmemiz gerektiğini fark ettim. Tüm bu yaşananlardan sonra ise artık geri dönüş için çok geçti. Bir şeyleri fark ettikten sonra bir daha eskisi gibi olunamadığını anladığım an artık çıkmazı olmayan yeni hayatıma girmiştim. Yeni hayatımın net tarih vermemiz gerekirse başlangıcı Eylül 2021 oldu.

Okullar açılınca fark ettim yaşıtlarıma göre ne kadar ilerde olduğumu ve sistemin ben 1.5 sene boyunca hayatıma neler katmışken hala aynı şekilde ve hiçbir gelişme olmadan ilerlediğini. İnsanların çoğunluğu aptaldı sanki. Önlerine ne konulursa onu alıyor, gerisine bakmıyor ve amaçsızca kendi çapınca haklı bulduğu her şeyi ölümüne destekliyordu. Milyonlarca insan aynı müzik grubu için canına susamışçasına deliriyor, aynı telefona sahip olabilmek için can atıyor, aynı akımlara uyuyor, aynı giyinebilmek, aynı görünebilmek için birbirlerini görmeden ezerek geçiyorlardı. Ben de bu sistemin içinde etrafıma bakıyor ve sadece şaşırıyordum. Ama düşündüm, neden! Aslında cevap basitti sosyal olmak için. Aşağılanmamak için, dalga geçilmesin diye, gruptan atılmamak için sonuçta farklı düşünüp bunu ortaya sunmak her yiğidin harcı değil. Ben ise bu yaşadıklarımdan sonra genç bir orta yaşlı oldum sanki. Hayatımın en güzel bu dönemlerinde arkadaşlarımla takılırken, muhabbet ederken bir yandan gençliğimi yaşıyor ama bir yandan da içim sanki 30 - 40'lı yaşlarda gibi oluyordu. Saflık gitmiş, insan tiplerini, çevremi farklı bir şekilde görebilmeye başlamıştım. Arkadaşlarımla konuşurken yakın - uzak fark etmez aslında ne kadar boş konuları konuştuğumuzu fark ettim. Adete sokaktaki bir deliyi izlemekten farkı yoktu. İzlerken gülüyorsun, eğleniyorsun, dalga geçiyorsun sonrasında bir hiç. Sana hiçbir şey katmadı. Sadece vakit geçirdin ve sadece o anı yaşamış oldun. Beyninin ortalama birkaç hafta içinde sileceği her günkü gibi ortalama yarım saatlik bir an.

Tüm bunları fark ettikten sonra ne yaptım? Tüm arkadaşlarımla iletişimimi mi kestim? Tabi ki hayır aynı şekilde yaşamaya devam ettim sonuçta üstüme büyü yapılmış değildi her zamanki gibi hayatımı yaşamaya devam ediyordum ve yaşayacaktım da. Bu hayat yaşamak için var. Güzel anılar biriktirmek, güzel arkadaşlar, ilişkiler, tatlar almak, projeler üretmek için. Bende devam edecektim yoluma. Sadece tek fark şuydu. Ben yolda giderken uzun farları açmış gidiyordum. Diğerleri far açmamış giderken ben önümü görerek ilerliyordum. Tüm bu yaşadıklarımdan sonra hayatım değişti, malum dönemde kendimi sadece ilgi alanlarıma verdim. Güzel sanatlar lisesi sağ olsun okula giremeyince, meslek lisesine düşüp Anneme,

- Okullar kapalı olacak vakalar artıyor ben daha fazla İstanbul'da duramam.

Dememin ardından kendime yönelmemle başladı. Daha sonrasında ise her şey benim açımdan güzel ilerledi Allah'ın izniyle. Konular uzun, konuşulacak çok şey, anlatılacak çok anı, yaşanacak çok hikaye var. Önemli olan koyun olmak değil fark eden olmak. Tabi farktan kastım hayattan soyutlanmakta değil.

Yapılacak çok iş, görülecek çok dostluk, yaşanacak çok deneyim, kitap olacak çok hikaye var önemli olan fark ederek güzel yaşamak bu hayatı.

SAYGILARIMLA

06.01.2023